Güney Afrika’da Siktiğim Zenciler! (4)
Shavina o gün öğleden sonra geldi. Çalışma zamanlarını okuluna ve derslerine göre kendisi ayarlıyordu. Odama gelip güler yüzüyle, “Merhaba!” dedikten sonra akşamki yemek için teşekkür etti. “Rica ederim, lafını etmene gerek yok!” dedim. Her zamankinden farklı şekildeydi. Diz üstüne gelen siyah bir etek giymişti, oysa onu pantolonlarla görmeye alışmıştım. Üstünde de yine siyah renkli bluz vardı. Dar bluzunun altında şişkin memeleri belirmişti. Siyah pürüzsüz bacakları göz alıcıydı. Bir öğrenciden çok iş kadını gibi giyinmişti. Benim için böyle giyindiğini düşündüm. Maria’nın sözleri geldi aklıma. “Bu kıyafet çok yakışmış sana!” dediğimde utangaç bir gülümseme yayıldı yüzüne.

Aynı gün ani bir gelişme oldu ve zamanı bir süredir belirsiz olan Johannesburg seyahatim netleşti. Ertesi gün gidecek, iki gün kalıp dönecektim. Görüşeceğim büyük bir firmaydı, bu işi kaçırmak istemiyordum. O nedenle toplantıya hazırlıklı gitmem lazımdı. Shavina’dan bana yardımcı olmasını, gerekli olan birkaç dosyayı hazırlamasını istedim. Henüz yeni olmasına rağmen hiç itiraz etmeden hepsini kısa zamanda hazırlayıp masama bıraktı. Ona benimle gelip gelemeyeceğini sordum. Görüşmeler esnasında yardımcı olacak birine ihtiyacım olacaktı. Teklifime şaşırdı ama sevindi. İki gün okulundan ayrı kalmak fazla sıkıntı yaratmayacaktı. “Ama önce ablamla da konuşayım!” deyince, “Nasıl istersen!” dedim.

Ablasıyla telefonda kendi yerel dilinde yaptığı konuşmadan sonra gelmesi kesinleşti. Ablasının onayını almıştı. “Eniştenle konuşmayacak mısın?” diye sorduğumda, “Onunla ilgili bir mesele değil ki bu!” dedi. Kwanele konusunda fazla endişelenmemem gerektiğini anladım böylece. Pek bahsetmek istemese de eniştesiyle arasının iyi olmadığını fark ettim. Shavina yerine Kwanele’ye ben bahsettim bu gelişmeden. Pek üstünde durmadı, “Onun için iyi olur, yeni yerler yeni insanlar görmüş olur!” diyerek geçiştirdi.

İkimiz için uçak biletlerini ve kalacağımız oteli ayarladım. Sabah 05:30’da kalkacaktı uçağımız. Önce otele geçip kısa bir hazırlık yapacak ardından görüşme yapacağımız firmaya gidecektik. Görüşmeler iki gün sürecek, ikinci günün akşamında da dönecektik.

Akşam herkes çıktıktan sonra geç bir saatte çıktım işten. Evime doğru yol alırken zenci bir adam el işareti yapıp durmamı isteyince sağa çektim. Geç bir saatti, biraz tırstım ancak adam pek de soyguncuya benzemiyordu. Onu yol üzerinde daha önce de birkaç kez gördüğümü hatırladım. Camı açmamı isteyince yarıya kadar açtım. Bozuk İngilizcesiyle, “Whats’up Man?” diyerek lafa girince uyuşturucu ya da kadın satıcısı olduğunu düşündüm. Gerçekten de bana uyuşturucu veya kadın verebileceğini söyledi.

Uyuşturucu kullanmadığımı söylediğimde, “Kadın istemez misin peki, elimde harika yavrular var, gencecik!” dedi sırıtarak. Yol üzerinden fahişe almak konusunda çekincem olduğunu söylediğimde, “Hayır adamım, bunlar taze yavrular, bu işe yeni başladılar, korkmana gerek yok!” dedi. Ardından da karanlıkta kalan sağdaki duvara doğru yerel dilde bir şeyler söyledi. Bağırdığı taraftan iki genç kız çıktı ve yanına geldiler. 16-17 yaşlarda kızlardı bunlar. Görüntüleri öyleydi en azından. Karanlığın içinde göz akları parlıyordu.

Adam kızların ortasına geçip ellerini omuzlarına koydu. Soldakinin adı Lisanda, sağdakinin ise Gabisile idi. Lisanda orta boylu ve zayıf, kısacık saçlı bir kızdı. Dizlerine gelen çiçekli bir elbise giymişti. Gabisile de zayıf ama biraz daha uzundu. Onun da saçları kısacıktı, 3 numaraya vurulmuş gibiydi. O da benzer bir elbise giymişti. Adam fiyatlarının 50 Rand olduğunu söyledi. Yani 20 lira bile yapmıyordu. Ama bu ayaküstü yapılan sikişme için geçerliydi. Eve ya da otele götürmek istediğimde fiyatın farklı olduğunu söyledi.

Kızların yüzüne baktım, durumlarından memnun olmadıkları belliydi ancak kaderlerine razı olmuşlar gibi bir halleri de vardı. İkisi de ellerini önünde kenetlemiş halde meraklı gözlerle bakıyorlardı bana. İkisi de gençliğinin, tazeliğinin başındaydı. Önce geri çevirmeyi düşündüm, ama sonra erkeklik duygularım ağır bastı. Adama ikisini de istediğimi söyledim. Onları evime götürüp sonra da istedikleri yerde bırakacaktım. Fiyatta anlaşmamız kolay oldu. İkisi için iki saatliğine 400 Rand verdim adama.

Gabisile öne otururken Lisanda arkaya geçti. İngilizce biliyor musunuz şeklindeki soruma ikisi de sessiz kaldı, yani ikisi de bilmiyordu. Birkaç dakikalık yolculuk süresince de tek kelime etmediler. Eve girdiklerinde Dayana ve Maria’nın yaptığı gibi evi incelemeye koyuldular önce. Mobilyalara, eşyalara bakarlarken bir şey yemek isteyip istemediklerini sordum el işaretleri kullanarak. Kızlar İngilizce bilmiyorlardı ama aptal da değillerdi. Hemen anladılar ne demek istediğimi ve başlarını sallayarak, “Hayır!” dediler. O zaman daha fazla beklemenin gereği olmadığını söyledim kendi kendime ve yukarıya çıkmalarını istedim. Peşimden merdivenlerden çıktılar.

Temizlikçi kadın o gün gelmiş ve evi, yatak odasını toplamış, düzenlemişti. Temiz çarşaf ve kılıfların olduğu yatağı açtım ve soyunmalarını istedim. Yerel dillerinde yaptıkları kısa bir konuşmanın ardından elbiselerini çıkardılar. Lisanda sutyen takmamıştı. Dipdiri ve minik kara uçları yukarı bakan kavisli memeleri vardı. Beyaz pamuklu bir külot giymişti ve kasıklarını sıkıyordu. Onu da bir şey dememe kalmadan çıkardı. Amının üzerinde bir miktar alınmamış kıl dışında pürüzsüz bir vücudu vardı. Bitter çikolata gibi karaydı teni.

Gabisile ise Lisanda’nın aksine sutyen takmıştı. Siyah sutyenini çıkarınca Lisanda’nınkilere göre biraz daha büyük, uçları daha kara ve etli olan memeleri çıktı ortaya. Ancak onun memeleri de diri ve dikti. Siyah kenarları ince külotunu indirip çıkardı ayaklarından. Onun da amının üzerinde hafif kıllar vardı. Lisanda’nın amının dudakları varla yok arası incecikken, Gabisile’nin amı da memeleri gibi etliydi. Lisanda karaydı ama Gabisile ondan daha kara kalıyordu.

Kızların çıplak halleri yarağımı sertleştirmişti bile. Çabucak soyundum. Kızlar önümde dikilmiş ve onların standardına göre kısa kalan yarağıma bakarken yatağa uzanmalarını söyledim. İkisi de yan yana uzandı yatağa. Solda kalan Lisanda’nın memelerine yumuldum hemen ve minik kara uçlarını emmeye başladım. Sağ elimse Gabisile’nin amındaydı. Orta parmağımı soktum içine. Sanki bakire bir amdı bu, hiç yarak yememiş gibi sıkıydı. Lisanda’nın dik ve sert memeleri küçük, içi su dolu birer küçük portakal gibiydi. Ağzımı zar zor dolduruyordu her biri. Gabisile’nin amı ise sıkı olmasına rağmen derindi. Orta parmağımdan sonra yüzük ve işaret parmaklarımı da soktum, aynı anda üç parmağım lastik gibi açılıp genişleyen ama sıkılığını kaybetmemiş amının içinde gidip geliyordu.

Bir süre sonra yer değiştirdim. Gabisile’nin daha büyük ve kara uçlu memelerini emmeye başlayıp Lisanda’nın memeleri gibi minik amını okşamaya başladım. Sol elimin orta parmağı içinde gidip gelmeye başlarken Lisanda’nın gerildiğini fark ettim, kasıklarını sıkıyordu. Hafiften de inlemeye başlamıştı ancak bu zevkten çok biraz canının yanmasıyla alakalıydı. Amı Gabisile’nin amından çok daha sıkı ve dardı çünkü. Ancak bu durum müthiş bir keyif almama sebep olmuştu. Yarağım demirden bir sopaya dönmüşken sol elimle Lisanda’nın sağ elimle de Gabisile’nin amlarını okşamaya, parmaklarımla onları sikmeye devam ettim. Her birinin memelerini sırayla emdim uzun uzun.

Sonrasında doğruldum ve aralarına sırtüstü uzandım. İşaret dili vasıtasıyla yarağımı ağızlarına almalarını istedim. Gabisile önce aldı ağzına yarağımı. Pek deneyimli olmadığı ilk anda anlaşıldı ama yine de sanki beni mahcup etmek istemiyormuş gibi kara büyük gözlerini üzerime dikerek devam etti işini yapmaya. Bu sırada sağ elimle Lisanda’nın minik amının ince dudaklarını sıkıyordum. O ise Gabisile’nin bu işi nasıl yaptığına dikkatle bakıyordu. Gabisile külahtaki dondurmayı ağır ağır yalar gibi yarağımı yalıyor, kafasını ara sıra emiyordu.

Derken yavaşça doğruldu ve Lisanda’ya yerel dilde bir şeyler dedi. Şimdi sıra Lisanda’ya gelmişti. Yer değiştirdiler. Minik ağzının içini doldurdu yarağım. Sıcak ve ıslak ağzında yavaş yavaş yarağımı götürüp getiriyor, dikkatle gözlerini dikmiş bana bakıyordu. Gabisile ise yan tarafımda dizlerinin üzerinde doğrulmuştu. Sağ elim amındaydı, amının kara dudaklarını sıkıyor, parmaklarımı içinde oynatıyordum. Üçlü sevişmemiz güzel giderken artık asıl olaya girmemizin de vakti gelmişti.

İşaret ederek kalkmasını istedim Lisanda’dan. Gabisile’ye ise sırtüstü uzanmasını işaret ettim. Dediğimi yaptı Gabisile ve bacaklarını dizlerinden büküp kendine doğru çekerek açtı. Gabisile’nin bacaklarını yukarı kaldırıp Lisanda’dan Gabisile’nin karnı üstüne uzanmasını istedim. Önce ne demek istediğimi anlamamış gibi yaptı ama sonra başını aşağı yukarı sallayarak Gabisile’nin üstüne onu siken bir erkek gibi uzandı, bu şekilde de domalmış oldu. Gabisile’nin bacakları Lisanda’nın kalçalarının yanından havaya dikili duruyordu.

Onlar o şekilde dururken ben de çekmeceden kondom aldım. Paketi açıp yarağıma taktım ve hemen yatağın üstüne çıktım. Gabisile altta kalmış, ellerini Lisanda’nın omuzlarına atmıştı. Lisanda ise tedirgin gözlerle başını çevirmiş bana bakmaya çalışıyordu. Önce hangisini sikmeye başlayacağımı merak ediyordu belki de. Manzara çok güzeldi. Kapkara ve taptaze iki am altlı üstlü önümdeydi. Bu arada Lisanda domalmış halde olduğundan minik kara göt deliği de meydandaydı.

Önceliği Gabisile’ye vermek istediğim için yarağımın kafasını amının etli dudaklarına sürttüm. Dikili tuttuğu bacaklarını ayak bileklerinden kavrayıp biraz daha kaldırdım. Lisanda’nın meraklı, şaşkın bakışları eşliğinde Gabisile’nin amına sokmaya başladım yarağımı. Genç kızın amı bastırmamla birlikte açıldı ve içinin kırmızılığı ortaya çıktı. Yarağım hemencecik dibine kadar giriverdi amına. Hastalık korkusu olmasa amının kapkara etli dudaklarını ve içinin sulu kırmızılığını emmek, yalamak istiyordum. Yine de büyük zevk almıştım Gabisile’den. Amı kuruydu ama bir fırın gibi sıcacıktı.

Belimi eğdim daha rahat hareket edebilmek için. Yağlı kondomun kayganlaştırıcı etkisi sayesinde ağır ağır gidip gelmeye başladım amında. Bacaklarını iki yana açmış doya doya sikiyordum Gabisile’yi. Lisanda ise başını çevirmişti yine, ne zaman onu sikeceğimi merak ediyormuş gibi gözlerini açmıştı kocaman. Memeleri gibi küçük ve sert göt yanaklarını tuttum Lisanda’nın. Gabisile boşta kalan bacaklarını kendisi tuttu dizlerinin arkasından. Lisanda’nın kara, kadifemsi tenini avuçlarımda hissettikçe Gabisile’nin amına daha da yükleniyordum. Lisanda’nın götü bir mankeninki gibi biçimliydi. Okşadıkça okşayası geliyordu insanın.

Başparmaklarımla göt deliğini ayırdım. Amı gibi götünde de bir miktar minik siyah kıllar vardı ama fazla değildi. Terli göt deliğine bastırdığımda göt yanakları daha da sertleşti. Yarağımı sokup çıkarıyordum Gabisile’nin amına büyük bir zevkle ama Lisanda’nın götünün de tadına bakmak istiyordum. Gabisile’nin kara am dudakları yarağım içine girip çıktıkça rüzgarda savrulan yaprak gibi oynuyor, açılıp kapanıyordu. Amında halen kuruluk vardı ama sıcaklığı devam ediyordu. Amı kuru olsa da yarağım canını yakmıyordu.

Artık sıranın Lisanda’ya geldiğini sezdiğimde yarağımı çıkardım Gabisile’nin amından. Lisanda’yı belinden tutarak kendime doğru çekerken Gabisile’de ayaklarını indirdi. Lisanda bir şeyler der gibi oldu ancak ne dediğini anlamadım. Gabisile’de cevap vermedi zaten bu sözlere. Yarağımı tutup Lisanda’nın minik amına bastırdım. Amı oldukça dar ve sıkıydı ama bastırdıkça genişleyip açılmaya başladı. Gabisile’nin amı gibi onunki de dıştan kara içten kırmızıydı. Bastırdıkça yarağım ilerliyor, ben zevke gelirken Lisanda sağa sola oynuyordu. Gabisile onu sakinleştirmeye çalışır gibi ellerini beline attı bu sırada.

Sonunda yarağım köküne kadar girmişti içine. Derin bir nefes alıp verdim, içinde bir zaman kaldım. Tazecik amın zevkini iliklerime kadar hissedene kadar bekledim. Ardından ağır ağır sikmeye başladım. Lisanda’nın amı Gabisile’nin amından daha dardı, en az onunki kadar sıcak ve bir çöl kadar kuruydu. Yarağımı sağlı sollu bir mengene gibi sıkıyordu. Ama buna rağmen Lisanda tek kelime etmeden öylece domalmış halde duruyordu. Başını sağa çevirmiş, ne yaptığımı görmeye çalışır gibi bakıyordu. Alttaki Gabisile ise ellerini onun vücudunda gezdiriyordu. Lisanda’nın amına daha da yüklenmeye başladım. Yarağım dibine kadar girip çıkıyordu daracık amına. Amı dar olsa da derindi ve yarağımı boydan boya alma konusunda zorlanmıyordu.

Altımızdaki yatak üçümüzün ağırlığı altında gıcırdamaya başlamıştı. Kızlar muhtemelen daha önce bu tip bir sikişmenin içinde olmamışlardı ama hemen öğrenmişlerdi neyi nasıl yapacaklarını. Gabisile ara sıra bacaklarını yukarı kaldırıp indiriyor, ellerini Lisanda’nın vücudunda, göt yanaklarında gezdiriyordu.

Lisanda’nın taze amını, göt yanaklarını, ince narin belini okşayıp göt deliğine parmak uçlarımla masaj yaparak siktim bir süre. Dayana ve Maria’nın amlarından daha büyük bir zevk alıyordum. Zaman zaman zevke gelip büyük bir güçle pompalıyordum. O anlarda Lisanda elleriyle yatağa bastırıyor, ileri doğru atılıyordu. Belinden tutmasam öne doğru fırlayacaktı adeta. Zayıf bedeni yarak darbelerime maruz kaldıkça Lisanda’dan sesler gelmeye başladı. Bunlar acılı inlemelerdi. Amı daracık ve kuruydu, kondomun kayganlaştırıcı etkisine rağmen yarağım Lisanda’ya acı veriyordu bu yüzden.

İniltileri artınca çıktım amından. Daracık amı kondomu yarağıma yapıştırmıştı, kondomun üzerinde am sıvısı niyetine bir şey yoktu. Bu pozisyonda devam etmek istemedim. Lisanda’yı belinden kavrayıp kaldırdım. Tüy gibi hafifti sanki. Lisanda doğrulup kalkarken Gabisile de doğruldu. Bu kez Gabisile’den domalmasını istedim. Gabisile önümde hemen domaldı, hızlı ve ne yapacağını bilen biriydi. Belinden kavrayıp kendime çektim. Gabisile’nin göt deliği Lisanda’nınkine göre biraz daha geniş ve kıl yönünden daha fakirdi yani temizdi. Götten sikildiği açıktı. O nedenle amıyla uğraşmama değmezdi götü dururken.

Yarağımın kafasını tutup bastırdım göt deliğine. O an tepki verir gibi başını kaldırmaya kalktı ama devamı gelmedi. Bastırdıkça göt deliği açılmaya yarağım içine girmeye başlamıştı. Göt deliği amından daha dar ama elastikti. Saniyeler içinde nerdeyse taşaklarıma kadar götüne sokmuştum yarağımı. Bu anda Lisanda yanı başımızda ayakta duruyordu. Gabisile’nin götüne sokup çıkarmaya başladım yarağımı. Zayıf, kara kuru bedeni geriliyor, titriyordu durmadan. Minik göt yanaklarını sıkıp bırakıyordu Gabisile. Ara ara ağzından, “Ihhh, uffff!” sesleri çıkıyor ama sonra sesler kesiliyordu.

Kondomlu yarağım kafasından dibine kadar kara göt deliğinde gidip geliyordu. Lisanda gözlerini açmış şaşkın ve ürkek ürkek bakıyordu önünde olanlara. Biraz sonra onun da götüne gireceğimden korktuğu çok açıktı. Gabisile’nin göt deliği yarağımı mengene gibi sıkıyor ama tarifsiz bir zevk veriyordu. Vücudum uyuşur gibi olmaya başlamıştı. Kendimi kontrol ediyor, tutuyordum ama böyle dar bir götü sikerken daha fazla ne kadar kontrol edebileceğimi de bilmiyordum. Gabisile’nin acılı iniltileri sürerken çıktım götünden. Göt deliği çukurlaşmış, yarağım ağzını epey genişletmişti.

Yanımda duran Lisanda’nın kolundan tutup Gabisile’nin yerini almasını istediğimde Lisanda korkuyla başını salladı sağa sola. Götten sikilmek istemiyordu belli ki ama onun isteğini dinleyecek halde değildim. Bu sırada Gabisile kalkmıştı. Yüzünde acılı bir ifade vardı. Lisanda ona yerel dilinde bir şeyler söylediğinde öfkeli bir şeyler söyledi. Bunun üzerine Lisanda sesini keserek önümde domalmak için yatağın üzerine çıktı. Sonra da Gabisile gibi dirseklerini yatağa dayayarak domaldı. Bacaklarını tutup ayırdım. Amı ve göt deliği karşımdaydı.

Gabisile’nin götünden çıkan yarağım yeni bir göte girmenin heyecanıyla zonkluyordu. Kara minik göt yanaklarını kavradım. Beyaz ellerimin altında kaybolmuş gibiydi göt yanakları. Ardından yarağımın kafasını tuttum ve göt deliğine bastırdım. O an Lisanda kendini ileri atmaya çalıştı ama sıkıca tutuyordum onu. Bastırmaya başladım götüne. Lisanda’nın götü Gabisile’nin götünden de dardı ve yarağım girmekte zorlanıyordu. Kafası girmişti ama daha fazla ilerleyemiyordum. Çıkardım yarağımı ve göt deliğinin ağzına tükürdüm. Beyaz tükürüğüm kara deliğinin üstünde akarken sağ orta parmağımla masaj yaptım. Ardından da parmağımı soktum içine. Göt deliği parmağımı çepeçevre sarmış sıkıyordu.

Bir süre parmağımı içinde ileri geri oynattım, sağa sola çevirdim. Lisanda parmağımdan rahatsız olmuşa benzemiyordu ama yine de ürkek bakışlarla yanında duran Gabisile’ye bakıyordu. Parmağımdan sonra sıra yarağıma gelmişti artık. Yeniden bastırmaya başladım. Tükürüğüm ve masajım işe yaramış gibiydi çünkü kafasından hariç gövdesi de girmeye başlamıştı. Lisanda acı dolu bir inilti çıkardı bu anda. Gabisile ona yerel dilinde bir şeyler söyledi. Muhtemelen sakin olmasını, korkmamasını söylüyordu ya da başka bir şeydi. Gabisile’nin sözlerinden sonra Lisanda’nın nefes alış verişleri sıklaştı. Anlaşılan nefesini kontrol etmesini söylemişti Gabisile.

Yarağım göt deliğinde biraz ilerledikten sonra sanki bir duvara çarpıyor ve daha fazla ilerleyemiyordu. Bir süre bekledikten sonra yeniden bastırmaya başlıyordum. Aynı duvar yine karşıma çıkıyor, bekledikten sonra yine bastırıyordum. Böyle böyle sonunda yarağım Lisanda’nın götüne dibine kadar girmişti. Lisanda nefesini kontrol etmeye çalışsa da çektiği acı nedeniyle bunu yapamıyordu. Fena halde canı yanıyordu ve Gabisile’ye bir şeyler söyleyip acılar içinde inliyor, kıvranıyordu.

Lisanda’ya götünden kelepçelenmiştim sanki. Göt deliği o kadar dardı ki yarağım içine girmiş ama hareket ettirmekte zorlanıyordum. Çekmeye çalıştığımda Lisanda daha büyük bir acı ile inliyor, yatak odasını çınlatıyordu. İkinci bir deneme yaptığımda yarağımı geriye doğru oynatabildim. Kondom ince bir zar gibi yapışmıştı yarağıma. Yeniden yüklendim ileri doğru, Lisanda, “Ihhh, ahhhh!” sesleri eşliğinde inliyor, yerel dilinde bir şeyler söylemeye devam ediyordu. Gabisile’de bu sırada bana bir şeyler demeye çalışıyordu sanki ama ne dediğini anlamıyordum. Belki de götünden çıkmamı istiyordu.

Zorlana zorlana yarağımı ileri geri oynatmaya başlamıştım. Lisanda’nın göt deliği içeri doğru göçmüş gibiydi. Her hareketimle de biraz daha göçüyordu sanki. Götünün darlığı yarağımı sıkıyor hatta canımı yakıyordu. Göt yanaklarına tırnaklarımı geçirecektim nerdeyse.

Zaman ilerleyip ileri geri hareketlerim sonuç vermeye başladığında bir miktar rahatladım. Yarağımı daha kolay sokup çıkarabiliyordum böylece. Ter içinde kalmış, nefesim kesilir gibi olmuştu. Gencecik Lisanda’nın daracık götü iflahımı kesmişti. Boşalmaya adım adım yaklaşıyordum. Abanmaya başladım bunun üzerine. Yarağım kafasından dibine kadar girip çıkıyordu artık ama Lisanda’nın acı dolu iniltileri de devam ediyordu. Sonunda boşalmaya başladığımda Lisanda’nın acı iniltilerine benim zevkli haykırışlarım karıştı.

İlk kez böylesine dar bir göt sikmenin heyecanı ve mutluluğunu yaşamıştım. Son döl damlası yarağımdan akana kadar götünde kaldım Lisanda’nın. Yarağımı çıkardığımda genç kızın göt deliği büyük bir madeni para kadar açılmış, deliğin ağzı teninin siyahlığına karşın kırmızı ile mor arası bir renge bürünmüştü. Yarağıma büyük gelen kondom şimdi küçücük kalmış gibi yarağıma yapışmış, döllerim içini doldurmuştu.

Gabisile Lisanda’nın elinden tutup kalkmasına yardım ederken ben de ayağa kalktım. Yarağım zonkluyordu. Lisanda ağlamış gibiydi, gözleri nemlenmişti. Basık ve yassı burnundan sık ve derin nefesler alıp veriyordu. Bembeyaz göz akları da kızarmıştı. Ona Türkçe harika bir götü olduğunu söyledim ama tabii ki anlamadı.

Lisanda’nın elinden tutup banyoya geçerken Gabisile’de arkamızdan geldi. Yarağıma yapışmış kondomu çıkarıp attım klozete. Duşun altına geçip kısa bir süre yıkandıktan sonra kızlara geçmelerini söyledim. İkisi birden duşun altına girdiğinde lifi alıp iyice sabunlayıp köpürttüm ve sırayla ikisini lifledim. Narin, zayıf bedenleri kuş gibi titriyordu sıcak suya rağmen. Ancak sikişmenin ardından gösterdiğim şefkat ve ilgi hoşlarına gitmişti. Biraz önce acıyla kıvranan Lisanda şimdi gülümsemeye başlamıştı. Bembeyaz büyük dişleri güldükçe açığa çıkıyordu. Yaşadıkları yoksul hayatta şimdiki gibi bir keyfi pek tatmadıkları belliydi. Sıcak suyun tepelerinden akması onları çocuk gibi neşelendirmişti.

Zaman ilerliyordu. Onları satan adamla iki saat için anlaşmıştım. Bir saati bitmişti, kalan bir saati de dolu dolu geçirmek istiyordum…

[Davut]

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir