Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Artık havanın sıcaklığı bir iki saat öncesi kadar yüksek değildi. Önümüzde uzanan sokaktan insanlar denize gitmek için geçiyor, insan seslerini bölen rüzgar ve bir iki kuş sesi dışında çıt çıkmıyordu. Şehrin tüm karmaşasından ve gürültüsünden bunalıp buraya gelmemin ne kadar doğru bir karar olduğunu tekrar tekrar anlıyordum. Galip arada bir saate bakıyordu. Nihayet ‘vakit geldi, gel hadi’ deyip beni aşağıya çağırdı. Akşam yine terasta güzel bir yemek yiyecektik. Galip etleri soslayıp dinlendirme işini yapacağından dolayı muhabbetimiz bozulur diye en başta üzülsem bile mutfakta o güzel anılarını anlatmaya devam ediyordu. Bir yandan et kesiyor, sos hazırlıyor ve diğer yandan muhabbet ediyorduk. Anılarını anlatmak Galip için belki bir günah çıkarmaydı, belki tahrik oluyordu, belki sadece anlatmak istiyordu, onay istiyordu. Sorgulamadım, sormadım ve sadece dinledim.

Galip;

O gün yaptığımız chat hayatımıza farklı bir heyecan getirmişti. Sık olmamak kaydıyla tekrarlamayı düşünmüştük. İlk başta olan çekincelerim ise yavaş yavaş kayboluyordu. Tüm bu yaptıklarımız biraz heyecan için yapılıyordu ve bize zarar vermesi o an için mümkün gözükmüyordu. Daha fazlasını istemek konusunda ise düşüncelerim karışık durumdaydı ve bu düşünceler üzerine yoğunlaşmayı erteliyordum.

Bir gün eve gittiğimde Gökçe beni keyifsiz bir şekilde karşıladı, kısa bir sarılmanın ardından mutfakta yemek hazırlamaya döndü. Temizlenip, üstümü değiştirdim ve yanına gittim.

-Ne oldu aşkım? Keyfin yok gibi.
-Biraz yoruldum bugün. Sadece o. İşler yığıldı bir güne.
-Halledebildin mi peki?
-Bitti ve kurtuldum çok şükür.
-Yardımcı olmamı istediğin bir şey var mı?
-Biraz masaj yapsan yeter.
-Oldu bil.

Yemeklerimizi yedikten sonra sofrayı hızlıca topladım, Gökçe minnettar gözlerle beni izliyordu. Bulaşık makinesi dizme işim bitince salonda tv kumandasında rastgele tuşlara basıp modunu yükseltmek isteyen Gökçe’yi elinden tuttum ve kaldırdım. Televizyonu kapattım ve Gökçe ile odamıza geçtik. Ona sadece yatakta oturup beklemesini söyledim. Hızlıca masaj jelini buldum, mumları yaktım ve ışığı kapattım. Gökçe’ye soyunması için yardım ettim. O artık çıplak kalınca yüz üstü yatağa uzanmasını sağladım. Ellerime bolca masaj yağı alıp omuzlarını ovmaya başladım.

-İyi geliyor mu?
-Hı hııı.

Omuzlarından sırtına doğru yavaşça inmeye başlamıştım. Gökçe dakikalar geçtikçe rahatlıyordu.

-Galip?
-Efendim.
-Şöyle bir kaplıcaya falan mı gitsek, yakınlarda bir yerlere?
-Olabilir aşkım. Yarın ben izinliyim, gidebiliriz istersen.
-Yarın alışveriş yapmamız lazım ama…
-Tamam haftaya gideriz bizde istersen.
-Olur…

Gökçe’nin önce beline sonra bacaklarına masaj yaptım, sonra bacaklarını birazcık daha açmasını sağlayıp ellerime bolca sürdüğüm masaj yağıyla kasıklarını narin bir şekilde ovmaya başladım. Ben ovdukça bacakları biraz daha açılmaya başladı, arada bir yanlışlıkla olmuş gibi parmaklarımla vajinasına dokunuyor ve onu heyecanladırmaya çalışıyordum. Gökçe her dokunduğumda zor duyulur bir şekilde inlemeye başlamıştı. Masaj yapmanın her zaman erotik bir tarafı vardır sonuçta.

-Galip?
-Efendim.
-Güzel bir masaj mı yaptırsak aslında şöyle?
-Bilmem. Daha önce hiç ihtiyaç duymadım.
-Bunun profesyonelleri var, çok nezih yerler var.
-Fuhuş yapılan yere denk gelip polis baskınına kurban gitmeyelim sonra.
-Off, ne gıcık adamsın yahu. İyi madem eve çağırırız bizde.
-Geliyorlar mı öyle?
-Benim eski iş yeri arkadaşlarım çağırıyordu eve, bazende salona gidiyorlardı. Çok farklı şeyler, değişik teknikler varmış.
-Ne gibi.
-Adam geliyor misal ve önce sıcak taşlar diziyor sırtına….
-Adam yapacak çankaya escort masajı sana yani?
-Ya da kadın. Ama onlar adam çağırıyordu. Profesyonel biriymiş.
-Amaçları masaj olmayabilir bu arkadaşlarının.
-Yok bee.

Kasıklarından elim iyice vajinasına kaymaya başlamıştı. Artık ona aleni olarak dokunuyor, vajina dudaklarından içeriye parmağımı hafif hafif sokuyordum. İçerisi ıslaktı…

-Elin adamı gelecek, benim yatağımda karımı çırılçıplak soyacak ve masaj yapacak.
-Kötü niyetli olduğun için kötü düşünüyorsun.

Vajinasının içine parmağımı biraz daha fazla sokmaya başladım. Gökçe’nin kasıklarında oluşan titremeleri hissedebiliyordum.

-Hiçte bile. Adam ya o gün niyeti bozarsa? Ya dokunmaması gereken muhteşem kalçalarına dokunup daha aşağıya inerse?
-Sen yanımda olursun, izin vermezsin.

Bir elimin baş parmağını vajinasına tamamen sokmuş ve hafifçe ileri geri hareket ettiriyordum artık. Diğer elimi ise belinden aşağıya doğru dolamış ve iyice şişmiş klitorisini okşuyordum.

-Ben izin vermezsem bile ya sen izin verirsen?
-En fazla kalçalarıma ve vajinama bir adam dokunmuş olur.
-Daha ne olsun? Bu senin için problem değil mi yoksa?
-Kocam izin verirse o kadarcık dokunmaktan sorun olmaz. Sen istemez misin birisi bana dokunsun?
-Bilmem, şu an sadece ben dokunmak istiyorum. Hem nerene dokunacağına göre değişir.

Bende sertleşmiştim. Loş ışıkta sürdüğüm yağdan dolayı iyice parlayan teniyle bir bütün olmamak için kendimi zor tutuyordum. Dokunuşlarım artık iyice ona mastürbasyon yapmaya dönmüştü. O da vajinasını hafifçe hareket ettiriyordu, hoş bir ritim yakalamıştık.

-Misal nereme dokunsa rahatsız olmazsın benim çok bilmiş ve kıskanç kocacığım?
-Sırtına misal. Galiba yani.
-Yani birisi sırtıma, çıplak tenime dokunsa rahatsız olmazsın?
-Galiba…
-Peki göğüslerime dokunsa? Bacaklarımı okşasa?
-Orada rahatsız olabilirim belki.
-Sadece sırt yani?
-Galiba…
-Yarın deneyelim istersen.
-Nasıl?
-Bana bırak…

Son kelimeler ağzından zorla dökülmüştü. Artık boşalmanın başlangıç evresine yaklaşmış, daha sert hareketler ile ritmi arttırmaya çalışıyordu.

-İçime gir…

Dediğini yapmak için bir çırpıda üstümdeki kıyafetlerden kurtuldum. Penisimi hızlıca vajina dudaklarına denk getirdim.

-Elinle beni okşamaya devam et…

Bunu söyleyip bir elimi aldı ve tekrar klitorisine götürdü. Ben klitorisini uyarmaya devam ederken yavaşça içine girmeye başladım. Gökçe ben içine girerken yavaşça inledi. Ben sakin bir şekilde içine tamamen girip çıkarken bir süre sonra boşaldığını hissettim. Kasılmaları başladığında hem elimi daha hızlı hareket ettirmeye hemde içine daha hızlı girip çıkmaya başladım. Boşalmanın doruk noktasında böylece daha fazla durabildi…

Ertesi gün Gökçe altına hoş bir topuklu giymiş, üstünde yarım kollu ve hafif dekolteli bluzu ve altına giydiği dizinin üstünde duran eteği ile arabada yanıma oturmuştu; alışveriş merkezine gidiyorduk. Biraz daha cesur giyinmesini beklemiştim ama bununla yetinecektik anlaşılan.

Hava o gün oldukça ılıktı, arabayı Gökçe’nin anlamsız itirazları ile kapalı otoparka park ettik ve alışveriş merkezine yöneldik. Marketten ihtiyaçlarımızı karşılayıp yemek katında bir şeyler atıştırdıktan sonra Gökçe beni kolumdan tutup bir kıyafet mağazasına soktu. Tüm poşetleri bana yükleyip rastgele kıyafet bakmaya başladı. Artık iyice yorulmuştum, poşetleri taşıyan parmaklarım acımaya başlamıştı. Buna rağmen eşimin kafayı dağıtması için tek kelime etmeden onu takip ediyordum. Kıyafet reyonu bitip iç çamaşırı kısmı başlamıştı. Gökçe elinde mağazaya ait sepetin içine buradan bir iki parça iç çamaşırını çankaya escort bayan koydu. Etraf boş sayılırdı. Hafta içi alışverişe çıkmanın avantajlarından birisi bu olsa gerek.

Gökçe biraz gezindikten sonra deneme kabinlerinin olduğu tarafa yöneldi. Sırada kimse olmadığı için hemen içeri girdi ve kapıyı kapattı. Nihayet içeriden bana seslendi;

-Aşkım görevliyi çağırsana.

Neden görevli çağırmam gerektiğini anlamamıştım. Aklımda en ufak bir düşünce yoktu. Bıkkınlık ile kabinlerin içine girip bırakılan kıyafetleri toplayan gençlerden birisini çağırdım. Saçları yapılı, dövmeli bir genç erkek bana doğru gülümseyerek geldi.

-Kusura bakmayın, eşim içeride ve yardım istiyor…

Çocuk şaşkınlıkla yüzüme baktı.

-Ama beyefendi burası erkek deneme kabini…

O ana kadar hiç fark etmemiştim bunu. Gökçe bilerek burayı tercih etmişti çünkü burada kabine bakan görevliler erkekti!

-Pardon, yanlışlık olmuş.Ama kimseler yok, hemen çıkacaktır. Sadece ölçüyü bulmaya çalışıyor galiba.
-Sorun yok beyefendi.

deyip o profesyonel gülümsemesini yüzüne yerleştiren oğlan tek kapalı kapısı olan kabine yani Gökçe’nin içinde bulunduğu kabine ilerledi ve eşime ‘nasıl yardımcı olabilirim?’ diye seslendi. Ben kabinlerin başladığı, nispeten uzak kalan noktada oturmuş olacakları izliyordum.

Kapı birden açıldı ve üstünde ona çok küçük geldiği her halinden belli olan sütyeniyle Gökçe belirdi. Genç görevli birden irkildi. Aynı anda bende gözlerimi fal taşı gibi açmıştım. Erkek kabin görevli olayını anladığımda ‘en fazla ona sütyen vs getirtir ve güzel bir heyecan yaşamış oluruz’ diye düşünmüştüm. Karım ise daha fazlasına niyetlenmişti belli ki. Gökçe gayet normalmiş gibi genç çocuğa arkasını döndü ve;

-Kopçası olmuyor bunun, bakar mısınız?

Çocuk bana doğru baktı, o sırada gözlerimi kaçırmak için uğraşsam bile bir şey yapamadım. Gayet normalmiş tüm bu olanlar gibi genç adama gülümsedim. O da gülümsedi tedirginlik içinde ve sütyen kopçasını takmak için sonuçsuz bir gayrete girişti… Çocuk oldukça çekinmiş ve tedirgin bir halde sürekli kopçayı takmaya çalışıyor ama her defasında başarısız oluyordu, ellerinin titrediğinden emindim. Gökçe sırtını dönmüş ve sadece bekliyordu. Bir süre sonra görevli;

-Efendim bu çok küçük….

diyebildi.

-Yoo. Deneyin lütfen, ben biliyorum ölçümü.

şeklinde gelen cevapla son bir gayret denedi ve kopçayı takabildi. Gökçe gence dönüp;

-Çok sıkıştırdı, galiba ölçümü yanlış hatırladım…

deyip sütyeni ile oynamaya, kenarların düzeltmeye çalıştı. Göğüs uçlarının etrafında yer alan hafif koyu bölge bile gözüküyordu şimdi sütyeni sayesinde. Sürekli sağa sola çekiştiriyor ve düzeltirmiş gibi yapıyordu. Genç eleman ne yapacağını bilemez halde, olayın absürtlüğü ve çekiciliği karşısında orada dikilmiş ağzı açık bir şekilde Gökçe’yi izliyordu. En sonunda Gökçe görevliye (ve elbette bana) tekrar arkasını dönüp çocuktan kopçayı çıkartmasını istedi. Çocuk hevesle bunu yapmaya tekrar başlamadan önce yine gözlerime baktı. İzin ister gibiydi. Umursamaz bir gülümseyerek geçiştirdim.

Çocuk sütyeni çıkarttığında Gökçe sütyenin tamamından kurtuldu ve tek eliyle göğüslerini kapayıp arkası dönük halde çocuğa sütyeni verdi ve ‘bu kalsın madem’ deyip ardından teşekkür etti. Eli ve kolunun kapattığı yerlerin dışında kalan göğüslerinin büyük kısmı ortadaydı. Kapıyı kapatmasını rica edip yine görüş alanımdan kayboldu. Çocuk elinde sütyen ile dikili halde beklerken ben gözlerimi yere indirdim. Yanımdan hızlı adımlarla geçip gitti…

Gökçe kabinden çıktığında yüzüne oldukça ciddi bir ifade takınmıştı. Hızlı adımlarla beğendiği başka bir kızılay escort sütyeni ve hoş bir geceliği kasadan geçirip, ödemesini yaptık ve otoparka koşar adım gittik. Tek kelime konuşmamıştık. Arabanın yanına ulaşıp bagajı açtık ve elimizdeki poşetleri bagaja yerleştirmeye başladık. İşlem bitince ben şoför koltuğuna yönelmiştim ki Gökçe hızlı adımlarla bana yetişip kolumdan tuttu. Arka kapıyı açıp beni içeri itti. Zorla koltuğa yerleştikten sonra kapıyı kapattık. Gökçe bir çırpıda içine giydiği külottan kurtuldu, titreyen ellerle fermuarımı açtı, düğmeyi koparır gibi çekip pantolonumu ve iç çamaşırımı indirdi. Sırtını koltuğa verip beni üstüne doğru çekti. Elimi tutup vajinasına götürdü, sırılsıklamdı. Karanlıkta göremiyordum ama gülümsediğine emindim. Eteğini iyice yukarı sıyırdım ve sertçe, beklemeden içine girdim. Gökçe derin bir iniltiyle karşılık verdi. O daracık alanda olabildiği kadar hızlı bir şekilde Gökçe’nin içine girip çıkmaya başladım. İleriden araba sesleri bazen insan seslerine karışıyordu ve biz kapalı otoparkta, arabanın içinde biraz önce yaşanılan o tahrik edici teşhirin verdiği heyecanla bağıra bağıra sevişiyorduk. Boşalmamız çok sürmedi. Toparlanmak için acele etmedik. Temizlenip koltuklarımıza geçtik ve eve doğru yola çıktık.

Eve gelip eşyaları yerleştirdikten sonra birer bira alıp balkona çıktık ve karşılıklı oturduk.

-Offf. Hala ellerim titriyor. Nasıldı ama Galip?
-Beklemediğim anda oldu. Çocuk ne yapacağını şaşırdı. Bende şaşırdım aslına bakarsan.
-Hoşuna gitti mi?
-Arabada seni nasıl becerdiğimi unuttun galiba.
-Sırtıma dokunsalar rahatsız olmam demiştin. Olmadın umarım.
-Hayır ama göğüslerin patlayacak diye korktum.
-Bende. Aslında kopça kopsa ve sütyen düşse ne olurdu düşünsene.
-Çocuk galiba kalp krizi geçirirdi.
-Ya da beni kabine sokup hiç bir şeye aldırmadan becermeye çalışırdı.
-İzin verir miydin?
-Ne yalan söyleyeyim o an inanılmaz tahrik oldum, heyecandan ne yapacağımı bilemedim.
-Sorumun cevabı bu değil.
-Evet izin verirdim galiba.
-Uslu durmuyorsun ve sertleştirdin yine beni.
-İyice azgınlaşmaya başladın sende.
-Sende buna tepkisiz kalmaya başladın.
-Gel odaya geçelim?
-Masanın altına eğilsen sadece.
-Balkonda, burada?
-Neden olmasın?

Gökçe kıkırdadı ve birasından uzun bir yudum alıp masanın altına eğildi. Güneşli sayılabilecek bu güzel anları penisimi emerek taçlandıracaktı. Ben hiç bir şey yokmuş gibi etrafı izliyordum. Balkon demirli değildi, Gökçe’nin görülmesi (ki masanın altındaydı) imkansızdı. Yumurtalıklarımda dilini hissettiğimde ben karşı apartmanda çamaşır asan kadını izliyordum.

Gökçe iyice diliyle yalayıp, ıslattıktan sonra yumurtalıklarımı ağzına aldı ve acıtmamaya dikkat ederek hafif hafif emdi. Bir süre sonra kasıklarımda dilinin gezdiğini hissediyordum. Aşağıdan bana seslendi;

-Hoşuna gidiyor mu?
-Gidiyor…
-Sende beni böyle yalayacak mısın?
-Ne zaman istersen…
-Söz mü?
-Söz…

Gökçe artık penisimi tamamen ağzına alıyor ve bir süre bekledikten sonra çıkartıp üstüne tükürüyor ve tekrar ağzına alıyordu. Ben zevki uzatmak için sürekli etrafı izliyor ve kafamı dağıtıyordum. Karşı balkona çıkan yaşlı bir adam selam verdi o sırada, bende elimi kaldırıp gülümsedim. Balkona oturup gazetesini okurken ben Gökçe’in dudaklarından yayılan zevkle kısık sesle inlemeye başladım. Arada bir ıslattığı yumurtalıklarıma, kasıklarıma saçları geliyordu karımın ve bu oral seksi taçlandırıyordu… Boşaldım, sanki bir iki saat önce boşalmamış gibi boşaldım. Gökçe özellikle oral seks konusunda çok iyiydi. Bu özelliği bile tek başına ona hayran kalmak için yeterliydi. Bir elimi başına götürüp boşaldıktan sonra kasılmalarım azalana kadar tekrar kendime oral yaptırdım. Bizi bekleyen heyecanlı günleri merak ederken balkonda oral yaptırmanın zevki içinde biramdan bir yudum alıp huzur ve keyfin içime dolmasına müsaade ettim…

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir